| Savaş Gemisi |
Amerikalilardan fikra gibi hatira... Amerikan
Deniz Kuvvetlerine ait savas gemisi Missouri'nin gorevlileriyle,
Newfoundland'da gorevli Kanadali yetkililer arasinda 1995 yilinda
yapilan ve tumuyle gercek olan bu telsiz gorusmesi Amerikan Deniz
Kuvvetleri tarafindan ayni yil aciklanmistir. AMERIKAN GEMISI :
Carpismayi onlemek icin lutfen rotanizi 15 derece kuzeye
cevirin,tamam. KANADALI YETKİLİLERİN YANITI : carpismayi onlemek
icin biz,sizin rotanizi 15 derece guneye cevirmenizi
oneriyoruz,tamam. AMERİKAN GEMİSI : Amerikan Deniz Kuvvetleri
gemisinin komutani konusuyor,tekrar ediyorum,rotanizi
degistirin,tamam. KANADALI YETKİLİLERİN YANITI : Hayir,biz
rotamizi degistiremeyiz.Tekrar ediyorum, siz rotanizi degistirin,
tamam. AMERİKAN GEMiSİ : Burasi Amerikan ucak gemisi Missouri.
Adimizi duymamis olanlara animsatiyoruz, Amerikan Deniz
Kuvvetlerinin buyuk savas gemisi Missouri'yiz. Lutfen sakanizdan
yada inadinizdan vazgecin,derhal rotanizi degistirin,hem de hemen
simdi, tamam. KANADALI YETKİLİLERİN YANITI : Peki USS/Missouri.
biz de size kendimizi tanitalim. Burasi deniz feneri, tamam...
|
| Kaptan |
II.dünya savaşı yılları ve kaptanımız savaş
gemisi I.kaptanı.Girdiği her ama her iddiayı kazanma özelliğine
sahip olan kaptanımız, açık denizde seyrederlerken, bir gün sonarcı
yanına gelir: -Kaptan ileride düşman denizaltısı tespit ettim.Ne
yapalım? -Kaçarsak kurtulur muyuz? -Hayır.O bizden hızlı
yetişir ve torpiller.Kesin batacağız. -Kurtuluş yok mu?
-Yok.Yaklaşık 30 dakika sonra torpili yemiş oluruz. -Tamam
der sen burada kal,torpili yemeden 5dk önce de gel bana haber ver.
Kaptan hemen anonsa geçer: -Bütün personelin
dikkatine.Herkes güvertede toplansın.Eğlence yapacağız.Tüm personel
katılacak. Tüm mürettebat eğlenceye başlar.Bir zaman sonra
sonarcı gelir ve kaptana: -kaptan 5 dk sonra torpilleneceğiz.
Kaptan tamam der ve personeline döner: -1000$ına iddiaya
girerimki, bu gemiyi y***ımın bir vuruşuyla batırırım. Hemen
hemen herkesle iddiaya girer.Paraları toplar.Bakar torpiller
arkasında iz bırakarak geliyor.Kaldırır, diz çöker, vurur.
Korkunç bir patlama.Gemi ortadan ikiye ayrıllır ve batar.
Herkes can derdinde;yüzenler, sandala binenler... Kaptan da
bir sandala yüzmekte.Hemen arkasında sonarcı.Hem yüzüyor hem
küfrediyor: -O**pu Çocuğu, Eşşoğlueşek,Ulan TORPİLLER ISKA
GEÇTİ!!
|
| Lazer Yazıcı |
Komutan emir erini çağırmış - Bana çabuk bir
lazer yazıcı bul getir. - Emredersin komutanım. Bir saat
sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. -Lazer yazıcıyı
getirdim komutanım. -Hani nerde lan? -Komutanım bu arkadaş
laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır! -Ulan iyiki scanner
istememişiz be! |
| Asker Anısı |
Sayili gundur gecer. SIk disini. beterin beteri
var unutma. Ben askerligimi ankara etimesgutta pek kisa donem
olarak (6 ay) yaparken ve cuma gununden evci cukarken bile mutlu
degildim. Ama allahin sopasi yok ki.
Birgun bize kurtulus
dizisinde rol alacagimiz soylendi. Konu memleket meselesi olunca
tabii, sahsi cikarlarimizi bir yana birakip senaryoyu okumadan kabul
ettik teklifi. Sahnelerin polatlida cekilecegini soylediklerinde
icime biraz kurt dusmedi degil. Polatli topcu okuluna bir geldik ki,
belene kampindan farksiz bir yer. 2000 kisiyi cole saldilar ve
cadirlarinizi kurun dediler. Ertesi gun bir kismimizi kuvay-i
milliye bir kismimiza yunan ve diger gavur askeri kiyafetlerini
dagittilar. Tabii bizim kuvay-i milliye kiyafetleri yirtik pirtik.
Ayni kiyafetle cekim yapip, yatip kalkip yasiyoruz. Sabah bir matara
su veriyorlar ve bir matara suyla her turlu :))) ihtiyacimizi
karsiliyoruz. Saat 08:00 de otobuslerle sete gidiyoruz. Set
dediysem yanlis analasilmasin YildizTepe. Sakarya meydan
muharebesinin gectigi yer. Rivayete gore (resmi tarihte boyle bir
bilgi yok) tepe daha once bizimmis. Bizimkiler yeterince startejik
gormeyip birakmislar ve Yunanlilar aldiktan sonra da caymislar ve
tepeyi geri almak icin taaruza gecmisler. Savasmak pis bir is.
insanin ustu basi batiyor. tepenin basinda bir komutan. Asagidan
pire gibi gorunuyor ve asagida biz yani 2000 asker. Komutan
megafonla hucum diye bagiriyor ve biz Allah Allah nidalariyla
gavurun ustune yildirimlar gibi cakiyoruz. Tabii bu sirada
birilerinin olmesi gerekiyor ve herkes daha az kosmak icin olmek
istiyor. Ölume talep cok olunca komutan (cakmak cakmak bir
tegmen-ruh hastasi) bu isi siraya soktu. Bu sefer kim olecek diyince
herkes elini kaldiriyor. Ama bizim bir kisa donem var. Her defasinda
siyatik, dalak sismesi, kroner kalp yetmezligi gibi hastaliklar
bahane ederek olmek istiyor ve adamin tum saydigim ve sayamadigim
hastaliklari icin raporu var. Komutan kim olecek diyince herif her
defasinda bir rapor ibraz ediyor ve olme hakki kazaniyor. En sonunda
komutan ulan ne bicim herifisin be, sen zaten olusun oglum? diyerek
ona her cekimde olme hakki tanidi. Bir keresinde de ben olmeye
hak kazandim. ve olme yerim de yunan siperine 5 metre kala. Yaklasik
300 metre tirmanmamiz gerekiyor yani. neyse hucum emriini aldik ve
allah allah allah... Tirmanmaya basladik, tabii ben savasmayali
yillar olmus biraz hamlasmisiz. nefes kesiliyor. Buffaloda top
kosturmaya benzemiyor. Benim olme mekanima daha cok var ve benim
gozum karardi ve artik bacagim cekmedi. Ben erken olmeye karar
verdim. ve yandim allah diyerek goge yukseldim, silahimla havada bir
yay gibi gerildim ve koca bir dag gibi devrildim ve en yuce kata
erme serefine nail oldum. Buraya kadar olayin butun hamasi yonu bir
anda traji-komik bir hal aldi. Tabii olduk ve devrildik ama
Yildiztepe dik bir tepe hafiften. Ölduk ama basladik yuvarlanmaya.
Her taraf tas kaya cakil. oramiz buramiz yirtiliyor. Zaten elbise
dedigin caput parcasi. Yirtiklardan filan don paca geziyoruz. Ben
bir taraftan yuvarlanirken bir taraftan tutunmaya calisiyorum .
Tufek bir tarafa, matara ve diger techizatlarim bir tarafa, ben bir
tarafa yuvarlanip duruyoruz. Durmak mumkun degil. Guya olduk rol
icabi ama can tatli tabii. Velhasil olsen bir turlu olmesen bir
turlu.
Ertesi gun biz yunanli olduk. ve temmuz sicaginda
bize kaşe elbiseleri giydirdiler. Uzun donemlerden biri tutturdu ben
yunanli olmam diye. Abi ben yunanli olursam koye donemem, anamin
babamin yuzune nasil bakarim? diyor. Olum ulan rol icabi bisey olmaz
dedikse de dinletemedik ve herif istimaya cikmadi. Tabii bizim
bolukten biri yunan olmayi kabul etmeyip cekimlere katilmadigi icin
ceza yedik.
Bu ara tuvaletleri cukur acip bez paravanlarla
insaa ettik. Gece bir ruzgar cikiyor, colun ortasinda comelmis
yuzlerce ay parcasi ortaligi aydinlatiyor.
Yunanli oldugumuz
gun yine yayilmisiz ortaya hucum emri bekliyoruz. Hucum emri geldi
ve basladik taaruza bu sefer gavur olarak. Ve bizim boluk salak gibi
yine allah allah nidalariyla saldiriyor. Tepeden yakin cekim de
yaptiklari icin son derece dikkatli olmak gerekiyor. Aksi taktirde
cekim tekrar ediliyor ve bir cekimin hazirligi 3 saat filan suruyor.
Ulan dedim ?manyakmisiniz olum biz yunanliyiz ne allah allahi?.
Demez olaydim. cekim devam ederken bizim boluk durdu. Oradan biri
peki ne diyecegiz diye ortaya son derece kritik bir soru atti. Boluk
konuyu tartismaya basladi. Bu arada arkadan yuzlerce at yanimizdan
gok gurultusu halinde geciyor. ortalikta bombalar patliyor.
Gurultuyu ve arbedeyi anlatamam. Diger yunan bolukleri de yanimizdan
allah allah diye geciyorlar ve gecerken bizim boluge bakip ulan
bunlar ne yapiyo savasin ortasinda diye anlamsiz anlamsiz
bakiyorlar. Olum birakin tartismayi hic birsey demenize gerek yok
kosun yeter diyorum ama bomba sesleri ve at kisnemelerinin arasinda
beni pek sallayan yok. Dallamanin teki bir dakika diye kukredi, ben
buldum "makarios" diye bagiralim dedi. Bu olaganustu fikir de bir
sure tartisilmaya deger goruldu ve sonuc tahmin ettiginiz gibi sahne
yeniden cekildi. Cunku yukaridaki kameralar bizi ayna gibi
cekmisler. Savasin ortasinda bir grup yunanli ve hararetli bir
sekilde tartisiyor.
Bu arada mayinlarin daha iyi patlamasi
icin at pisligi koyuyorlarmis ve bunu kimseye soylemediler. Daha ilk
cekimde basladik kosmaya ve yanimizda sagimizda solumuzda bombalar
patliyor. Ortalik bir anda bok gibi kokmaya basladi ve gokten
basimiza at boku yagiyor. Ensemizden at boku oldugu gibi iceri.
herkes durdu ve uyuz gibi elini sirtina sokup basladi kasinmaya.
Sonuc yine tahmin ettiginiz gibi. cekim sil
bastan. |
| Kurusıkı |
Bir general, Komsu ülkeden gelen konuk Generale,
hem hava atmak hemde erlerinin kendisine ve vatanina baglarini
göstermek icin, üc erini ve karilarini yanina cagirir.Erlere
birer kurusiki tabanca verir.Onlari yan odaya alir,erlerden
karilarini öldürmelerini ister Konuk genarele " simdi bakiniz
nasil itaatli vatansever erlerimiz var" der. Erler teker teker
iceri girerler.Birinci er karisindan özürdileyip tüm sarjörü
bosaltir.Tabii karisi ölmez Kursunlar kurusikidir .ikinci, ücüncü,
dördüncü hep Böyle gitmektedir.Genaralin gözleri yasarmistir En son
Giren erin ardindan iki general kursun seslerini dinlerken. Dan
dan dan dan dan dan Sangirrrr.diye bir ses duyarlar.Isini bitirip
cikan ere merakla sormuslar neydi o sangirrr sesi ? er yanitlamis
Komutanim bana kurusiki kursun vermissiniz , Kari ölmeyince
bende tuttum kariyi camdan attim. |
| Tokat |
Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve bir de genç
kız trende aynı kompartmanda yolculuk etmektedirler. Tren bir tünele
girip kompartman karardığı zaman,"MUCCK" bir öpücük sesi ve ardından
da "ŞIRRRRAAAAKKKKK" diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden
çıktıktan sonra yaşlı kadın: -Aferin genç kıza,nasıl yapıştırdı
tokadı,diye düşünmekte ve kafasını sallamaktadır. Genç kız da:
-Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki, bi de öpmeye kalktı ama
kadın da iyi yapıştırdı, diye düşünmektedir. Albay ise:
-Ulan bizim eşşoğlusu er, kızı öptü.Tokadı biz yedik, diye
yanarken er de içinden şöyle düşünmektedir: -Hehehe.Aferin lan
bana.Elimi öpüp nasıl yapıştırdım tokadı albaya...
|
| Belsoğukluğu |
Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve
gitmiş. Şans bu ya Memet'e belsoğukluğu bulaşmış. Acemilere kolay
kolay hastane sevki olmaz ya durumun vahameti üzerne bizimkini
askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniğine sevketmişler.
Sırası gelen Memet tabip binbaşıya şikayetini arzetmiş:Komutanı
aciiiy sızliyyy ve yaniyyyy.akinti de geliyy... Doktor Memedin aleti
alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış ve binbaşı 1-2
dakika telefonla görüşmüş. Unutmuş tabii ve Memede dönüp tekrar
şikayetini sormuş. Fakat Memet huşu içinde :Memet deme komutanıııım,
canım deee..... |
| Andrea doria |
Osmanlı donanmasıyla Venedik donanmasıı arasında
savas çıkmış. Venedik donanmasının komutanı Andrea Doria imiş. Gözcü
Osmanlı donanmasının yaklaştığın fark edince hemen Andrea Doria'ya
haber vermiş : -Osmanlı yaklaşıyor. Andrea Doria sormuş : -Kaç gemi
var? Gözcü: -10-20 kadar. Komutan hemen emir erini çağırmış : -Oğlum
bana hemen kırmızı gömleğimi getir. Emir eri şaşırmış : -Niçin
komutanım? Andrea Doria : -Savaşırken yaralanacağız. Kan izi belli
olmasın ve de askerlerin cesareti kırılmasın diye. Bu arada gözcüden
yine ses gelmiş : -Efendim 50 kadar oldular. Andrea Doria
heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş : -Gömleği boşver. Sen
bana kahverengi pantolonumu
getir.(fora) | |